İbret Alıp Ders Çıkarabilecek Miyiz ? – 10

Son haftalarda paylaştığım gündeme dair yazılara yorum yapan kardeşlerimizin bazısı özelden bir kısmı da yorumlarda şunu sormaktalar. Gerçi şu anda kalplerine demokrasi sevgisi sirayet eden veya etmeyen pek çok müslüman şeriat ehli mümin kimselerin demokrasi ve laiklik veya parlamentodan çıkacağına kendilerini inandırmış vaziyetteler. Şeriatın bu kanallardan gelmeyeceğini söyleyenleri ise bunlar da kötünün iyisidir, şayet bunlar olmazsa haliniz harab olacak fikrine inandırmışlar maalesef.

Tabi bir müslüman olarak benim böyle bir fikre katılmam mümkün değil. Zira Allah’ın şeriatı bir topluma hakim kılınacaksa öncelikle bu hedefe Allah’ın belirlediği ve Rasûlünün de uyguladığı metotla kavuşulacaktır. Yoksa Allah ve Rasûlüne isyan edilen, hakimiyet ve egemenliğin Allah’tan gayri varlıklarda görüldüğü demokratik meclisler aracılığıyla kıyamete kadar müslüman olduklarını söyleyen adamlar iktidarda devam etseler bile Allah’ın rızasına uygun bir adım dahi atılmayacaktır. Tabi ben bu şekilde yazınca Kur’an’ın ifadesiyle kalplerine buzağı sevgisi giydirilen Yahudiler gibi kalplerine demokrasi ve reis sevgisi giydirilen bazı kimseler hemen öfkelerinden kıpkırmızı olacaklardır. Şayet kalplerinizde birazcık Kur’an’a iman ve Rasûlüne itaat duygusu kaldıysa bakın Allah Teala bizi neye davet ediyor:

“İşte benim dosdoğru olan yolum budur, ona uyun. Değişik yollara uymayın, sonra bu yollar sizi O’nun yolundan ayırır. Olur ki sakınırsınız diye (Allah) size böyle emretti.” (En’am suresi 153)

(Rasûlüm) De ki: “İşte benim yolum budur! (Ben, sizi) bir basîret (açıkça görünen bir delîl) üzere Allah’a da’vet ediyorum; ben de, bana tâbi’ olanlar da! Ve Allah’ı tenzîh ederim. Çünki ben (sizin gibi) müşriklerden değilim!” (Yusuf suresi 108)

Demek ki Allah Teala’nın davetindeki yol Rasûlünün izlerine uymakla olacaktır. Aksi halde ayette zikredildiği üzere müşriklerden olmak an meselesidir. Neûzu billah…

Gelelim bazı kardeşlerimizin sorduğu bu şeriat veya müslümanların eliyle Allah’ın hakimiyeti yeryüzünde nasıl vukubulacak? Şu kainatı yaratan Allah (cc) biz müslümanlara Kur’an’da öyle vaatlerde bulunmaktadır ki bunu görmemek için kalbin kör olması gerekir. Aama günümüzde müslümanları Kur’an’ın mesajlarıyla ve Rasûlullah’ın (sav) yoluyla buluşturmamak için şeytan ve avanesi planlı bir şekilde çalışmaktalar. Benim bu noktada size tavsiyem öncelikle kalplere sirayet eden Allah’a güven ve itimatsızlık hastalığından kurtulmamızdır. Hani etramızdakiler sürekli bunlar giderse İslam ortadan kalkar, müslümanlar akıl almaz sıkıntılara girer şeklinde telkinlerde bulunuyorlar ya!

İşte buna katiyyen inanmayın. Zira Allah Rasûlü (sav) Efendimiz bile bu dünyaya veda etti de İslâm ümmetine bir şey oldu mu? Zira müslümanlar Hayy ve Kayyum olan Allah’a inanmaktalar. Yani bu dinin geleceği kimsenin bir yerlere getirilip orada kalmasına muhtaç değildir.

Neyse en iyisi ben, sözü daha fazla uzatmayayım. Ey benim müslüman kardeşim! Şimdi sana zikredeceğim ayeti kerime Allah’ın İslam ümmetine en büyük vaadididir ve bu sözün gerçekleşmesi için de yani yeryüzüne hakim olabilmek için meclise, parlemantoya, demokrasiye, lidere, padişaha, kumandana, ruhban sınıflarına falan da ihtiyaç yoktur. Bakın hiç yorumlamaksızın ayeti okuduğunuzda siz de hakikati göreceksiniz:

“Allah, içinizden iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapan kimselere vaad etti ki, kendilerinden öncekilere verdiği gibi onlara da yeryüzünde hâkimiyet verecek, onlar için hoşnutluğuna vesile kıldığı dinlerinin yerleşip yayılmasını sağlayacak, şu andaki korkularını güvenliğe çevirecektir; çünkü onlar bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın kulluk etmektedirler. Bütün bunlardan sonra kim inkâra saparsa yoldan çıkmış kimseler işte bunlardır.” (Nur Suresi 55)

Demokratik yönetimler üzerinden şeriatın geleceği ütopyasıyla kandırılan müslüman kardeşim! Dünyada kandırılmanın bedelini ahirette fazlasıyla ödeyeceğini unutma. Bugün bu ayeti okudun ve öğrendin. Gel bir defa olsun Allah’ın vaadine güven ve az önce zikrettiğim ayetin bir öncesinde;

“De ki: “Allah’a itaat edin, Rasûle itaat edin.” Yine de, söz dinlemezseniz O’nun (Peygamberin) sorumluluğu ona, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz; Rasûl’e düşen yalnızca apaçık bildirip anlatmaktır.” (Nur Suresi 54) buyrularak yeryüzüne nasıl hakim olunacağının ilk adımını göstermektedir.

Unutmayalım ki, sorgulanamayacak tek varlık Allah Teala’dır ve O’nun Peygamberidir.

Ve Allah Tealâ Kur’an’ı Hakîm’in pek çok yerinde reise değil Râsul’e itaatı emretmektedir. vesselam…

Yorum Yap

×