Rasulullah (sav) Efendimiz kendisine yöneltilen bir soru üzerine, “En üstün cihad, zalim sultana karşı hakkı haykırmaktır” buyurmuştur. (Nesaî, Biat: 37)
Kazanabilmek uğruna her türlü hileye başvuran hedefe ulaşmak hususunda her yolu mübah gören ve demokrasi, laiklik, Parlemanto gibi İslam dışı yönetim formatını da Müslümanların dünyasında baş köşeye oturtan (Siyasal) İslamcılar takipçilerini nasıl bir küfrün, nifakın ve günahların içine daldıklarının farkındalar mıdır acaba?
Toplumun ahlak, edeb başta olmak üzere ekonomik ve sosyo-psikolojik olarak her bakımından dibe vurmasında en büyük sorumluluk sahibi olanlar -müslüman toplumlar için- ilim ve irfan sahibi olduklarını iddia edenlerin yoldan sapmalarıdır. İlk dönem zahid ve sufilerinden Fudayl b. Iyaz diyor ki: “Bir çok alim dinleriyle beraber yöneticilerin yanına girerler. Ancak verdikleri tavizlerden dolayı dinlerini yöneticilerin yanında bırakarak çıkarlar.” Günümüzde ise (saptırıcı) alimler yöneticilerin emrine girince yalnızca dinlerini bırakıp çıkmıyorlar. Aynı zamanda vicdanlarını, insaflarını, şereflerini ve onurlarını da bırakıp çıkıyorlar. Bu insanlar Allah’ın şu ayetine muhatap olmaktan korkmazlar mı; “Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!” (Hud,113)
Kur’an ayetlerini ve Rasulullah (sav) Efendimizin hadislerini işlerine geldiği gibi kullanmaya alışan protokol alimleri veya saray mollaları kör ve sağırları oynamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?
İsveç’te dışarıda Kuran yakılırken; İsveç’in Nato’ya üyeliğini onaylayanlara ses çıkartmamanız nedendir acaba?
“Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile, bugün elinizdeki fidanı dikin!” (Buharî, el-Edebül-Müfred s. 168) Peygamberimizin (sav) mübarek sözünü kürsüden anlatırken güzeldir.
Peki o halde Akbelen ormanı da başta olmak üzere Türkiye’nin dört biryanında rant uğruna ormanlar yok edilirken siz Hocalarımızın neden karşı gelişlerine veya protestolarına rastgelmiyoruz acaba?
Demokratik gündemi merkeze oturtan siyasal İslamcılar gibi siz de mi bu sistemin zehirlediği adamlardan mı oldunuz?
Aslında dertleri Allah’ın dinini hakim kılmak olmadığı halde her türlü ahlaksızlığı, adîliği ve zulmü yaptıkları halde Kur’an’ı ve namazı kullananlar! gibi siz de aynı formatta İslam’ı yorumlar oldunuz?
Kendilerine bunlar da kötünün iyisi diyerek saf müslümanları kandıran protokol alimleri ve saray mollaları! Allah’ın şu ayeti hiç mi aklınıza gelmiyor;
“Kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşımaları ve bilgisizce saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için (öyle derler). Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür! “ (Nahl Suresi, 25. ayet)
“Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz kişinin haberini anlat. O, bundan sıyrılıp uzaklaşmış, şeytan onu peşine takmıştı. O da sonunda azgınlardan olmuştu.” “Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.” (Â’raf suresi, 175-176 ayet ).
Ey tevhid şuuru hırpalanmış, inancı çarpıtılmış ve mücadele ruhu pasifleştirilmiş Müslüman! Sözleriniz ve amelleriniz sadece Allah merkezli olsun. Kurtuluş ancak tevhid merkezli Resulullah (sav) Efendimizin adımlarını takip etmekle olacaktır. Bunun dışındaki size öğretilen dini anlayış ve yaşantıların hepsi de yanlıştır ve sizi ahirette helaka sürükleyecektir. Vesselam.
